Dünya, yeni bir egemenlik krizinin sancılarıyla “üçüncü dünya savaşı”nın içinden geçiyor. Bu sancıların içinde güçler
(devamı)
|
değişiyor, dönüşüyor ve yeni güçler aktörleşiyor. Bu savaşta, yeni bir egemenlik biçimi olan kapitalist imparatorluğun kurucu güçleri oluşuyor. Bu güçler, küresel emeği doğrudan sermayeleştirmek için engelsiz, pürüzsüz bir zemin oluşturmaya çalışıyor. Emek, küresel sermayenin doğrudan ücretli emeği haline getirilmek isteniyor. Ancak emek, yaratıcı gücünü sermayenin kendine mal etmesine izin vermeden farklılığı içinde kendi içkin olumlama pratiğini kuracaktır…kurmaktadır… Zaman, her türlü ölçme, tektipleştirme, indirgeme, temsil etme, sınırlama ve kapatma eğilimine direnen dünyanın yerlilerinin zamanıdır. Yüzyıllardır ulus devlet altında inim inim inletilen, yok sayılan, ötekileştirilen, katledilen, yerliliği ve dünyalılığı yasaklanan göçmenler ve dünyanın yerlilerinin zamanı… Bu yerliler, uluslaşarak diğer yerlilerin üzerinde egemenlik kurmak istemiyor. Dünyanın yerlileri siyasal özgürlük değil, toplumsal özgürlük istiyor. Toprakların, devletlerin siyasal mülkiyeti altında düşmanlaştırılmasını istemiyor. Dünyanın yerlileri; sınırların kaldırıldığı, devletlerin olmadığı, orduların dağıtıldığı, silah fabrikalarının kapatıldığı topraklarda barış ve kardeşlik olacağına inanıyor. “Yaşasın devletsiz, sınıfsız toprakların kardeşliği ve dünya yurttaşlığı” diyor. 1968’de başlayan, emeğin ücretli emekten kopuşu devam ediyor. Bugünden geleceği kuracağımız sorularla yürüyüşümüz de devam ediyor. Hayallerimiz de… Coşku ve heyecanla, merhaba…
65 üyesi var, 24 01 2008 tarihinde kurulmuş.
topluluk prensipleri
- lütfen topluluğumuzun konusuna ve kullanım amacına sadık kalalım.
- spam, reklam, flood, troll’lük veya internet etiğine aykırı davranışları hoş karşılamıyoruz.
- topluluğumuza değer katacak, prensiplerine uymaya gönüllü kişiler beraberce yaşadığımız bu toplulukta görmekten mutluluk duyarız. ancak prensiplerimizi hiçe sayarsanız pılınızı pırtınızı toplayıp ayrılmanızı isteyebiliriz.
otonom topluluğu hakkında
adresi: http://otonom.sosyomat.com/
bu topluluğu tarif eden etiketler: kominizm anarşizm sosyalizm devrim otonom özgürlük nazım hikmet ran can yücel bakunin efendisizler
kurucusu: LaNetlik
yöneticiler
-
-
HAPİSTE YATACAK OLANA BAZI ÖĞÜTLER
Dünyadan memleketinden insandan
umudun kesik değil diye
ipe çekilmeyip de
atılırsan içeriye
yatarsan on yıl on beş yıl
daha da yatacağından başka sallansaydım ipin ucunda
bir bayrak gibi keşke
demeyeceksin yaşamakta ayak direyeceksin.
Belki bahtiyarlık değildir artık boynunun borcudur fakat
düşmana inat
bir gün fazla yaşamak.
İçerde bir tarafınla yapyalnız kalabilirsin
kuyunun dibindeki taş gibi fakat öbür tarafın
öylesine karışmalı ki dünyanın kalabalığına
sen ürpermelisin içerde
dışarda kırk günlük yerde yaprak kıpırdasa.
İçerde mektup beklemek yanık türküler söylemek bir de bir de gözünü tavana dikip sabahlamak
tatlıdır ama tehlikelidir.
Tıraştan tıraşa yüzüne bak unut yaşını koru kendini bitten
bir de bahar akşamlarından.
Bir de ekmeği
son lokmasına dek yemeyi bir de ağız dolusu gülmeyi unutma hiçbir zaman.
Bir de kim bilir sevdiğin kadın seni sevmez olur ufak iş deme yemyeşil bir dal kırılmış gibi gelir
içerdeki adama.
İçerde gülü bahçeyi düşünmek fena dağları deryaları düşünmek iyi durup dinlenmeden okumayı yazmayı bir de dokumacılığı tavsiye ederim sana bir de ayna dökmeyi.
Yani içerde on yıl on beş yıl
daha da fazlası hattâ geçirilmez değil
geçirilir
kararmasın yeter ki
sol memenin altındaki cevahir.
[Mayıs 1949]
AŞIK MAHSUNİ ŞERİFİ SAYGI İLE ANIYORUZ.....
Ölüm onlari apansiz yakalamadi ülkemizin ucsuz bucaksiz sira daglarinda ve ovalarinda kentleri yoksul mahalelerinde, ve ugulduyan meydanlarinda kusatmalar altinda ve barkartlar arkasindan sömrüye zulme boyun eymemenin onuruyla, ölümün üstüne yürüdü onlar tereddüt etmediler yok biz buraya dönmeye degil ölmeye geldik diyerek türkülerle, marslarla karsiladilar ölümü özgür ve esit bir gelecek icin canimizdan bir parca koparircasina, en iyilerimizi verdik topraga onlar yaratilan DEVRIMCI deyerlerin, onurun, erdemin, inancin simgeleri olarak yüreklerimizi dolduruyor, bilincimizi aydinlatiyor, bizi kopmaz baglarla bagliyor DEVRIME...
Oy dere KIZILDERE, böyle akisin nere Oy dere KIZILDERE, böyle akisin nere
onlar bitermi sandin sana can vere vere oy oy oy oy onlar bitermi sandin sana can vere vere oy oy oy oy
Dere bizim evimiz, suyu alin terimiz Dere bizim evimiz, suyu alin terimiz
söyle nedendir dere vurulur genclerimiz oy oy oy oy söyle nedendir dere vurulur genclerimiz oy oy oy oy
Dere böyle durulmaz, Gence kursun sikilmaz Dere böyle durulmaz, Gence kursun sikilmaz
Sanma FAŞIST olandan, birgün hesap sorulmaz oy oy oy oy Sanma FAŞIST olandan, birgün hesap sorulmaz oy oy oy oy
KAHROLSUN FAŞIZM YAŞASIN DEVRIM
nerde bu devlet bu millet otonomcular
selam halke otonome
ve aleykum selam idare halke
burda olmakda güzel
nerdesiniz eyyyy hayvan eti yemişler neden kimse burda yok
SIKI TUT KORKUNUN SONUNU AVUÇLARINDA BİZ Kİ YAŞAMAKTAN HİÇ KORKMAMIŞIZ YANGIN YÜREKLİM............... YAŞAMAK DİRENMEKTİR
YAŞAMAK DİRENMEKTİR.............
yaşam direnmektir, ama yaşama direnmek değildir. korkunun yaşama egemen olması, yaşama direnmeyi getirir.
:))) beşiktaş - fener maçı ne olur bence benim takım kazanır
beşiktaş olmasın yarın görecez
efes amblemini görünce içim rahatlıyor ama bu otonomcular memleketin en suskun muhalifleri elleham ses yok
niye böyle olduk sahi biz..ben gerçi yeni katıldım aranıza ama "biz" diyiverdim işte.
 |
bu topluluğun kural dışı olduğunu düşünüyorsanız, yandaki ikona tıklayıp rapor edebilirsiniz. |
|
|